Çocuklarda Skolyoz- Kifoz Hakkında Bilgi Almak İçin Lütfen Tıklayın
Endoskopik Omurga Cerrahisi, omurga hastalıklarının küçük bir kamera (endoskop) ve özel mikrocerrahi aletler kullanılarak tedavi edildiği minimal invaziv (kapalı) bir cerrahi yöntemdir. Bu teknikte genellikle birkaç milimetrelik küçük bir kesi yapılır ve cerrah ameliyatı yüksek çözünürlüklü kamera görüntüsü eşliğinde gerçekleştirir.
Bu yöntem sayesinde kas ve dokulara verilen zarar minimum düzeyde olur, ameliyat sonrası ağrı daha azdır ve hastalar çoğu zaman daha hızlı iyileşerek günlük yaşamlarına kısa sürede dönebilirler. Özellikle bel ve boyun fıtığı gibi bazı omurga hastalıklarının tedavisinde etkili bir seçenek olarak uygulanmaktadır.
Bel veya göğüs kısmında görülen ve omurlara bağlı bir hastalık olarak tanımlanan skolyoz, hemen her yaş grubu için risk oluşturmaktadır. Çocuk yaşlarda meydana gelebileceği gibi ergenlikte ve yaşlılıkta da görülebilecek bu hastalığın tedavisi için uygulanan skolyoz ameliyatı, eğriliğin ortadan kaldırılması için gerçekleştirilen cerrahi müdahalelerin tümüdür. Eğriliğin korse ya da fizik tedavi ile ortadan kaldırılamadığı durumda bu müdahaleye başvurulmaktadır.
Teşhis sonucunda 40 derece üzerinde bir eğriliğin tespit edilmesi halinde skolyoz ameliyatı dışında bir tedavi yöntemine başvurulmayacaktır. Bu sorun ile karşılaşan hastaların mutlaka ameliyat olmaları gerekmektedir.
Omurga kanal darlığı, omurgaların boşluklarının daralması durumudur. Bu durum, omurganın içinden geçen sinirlerde baskı oluşmasına neden olabilir. Sık görülen bir hastalık olan spinal stenoz, çoğunlukla alt sırt ve boyunda görülmektedir. Yine bazı hastalarda herhangi bir belirti görülmezken, bazılarında ise yürürken ya da ayaktayken bel ve bacaklarda; ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük gözlemlenebilmektedir. Bahsedilen bu belirtiler zaman içerisinde daha da kötüleşebilir. Omurga kanal darlığı genellikle osteoartrit ile ilişkili yıpranmadan kaynaklanır.
Omurga kanal darlığının en yaygın nedeni yaşlılıktır. Yaşlandıkça insan vücudunda dejeneratif bir süreç oluşmaktadır. Yaşlılık nedeniyle omurgadaki dokular kalınlaşmaya başlayabilir ve kemikler büyüyerek sinirleri sıkıştırabilmektedir. Yine osteoartrit ve romatoid artrit gibi rahatsızlıklar da spinal stenoza sebep olabilmektedir. Ancak omurga kanal darlığına neden olabilecek durumlar bunlar ile sınırlı değildir. Aynı zamanda doğumda oluşan omurga kusurları, fıtıklı diskler, skolyoz, kemik tümörleri ve akondroplazi de omurga kanal darlığına neden olabilmektedir.
Bir cerrahi yöntem ne kadar az hasar ile gerçekleştirilirse o kadar başarılı olarak değerlendirilmektedir. Endoskopik yöntem ile gerçekleştirilen operasyonlarda ise, cerrahi açılımlar küçük olduğu için dokuyu büyüterek müdahale etme imkânı tanımaktadır. Özellikle sinirin omurga kanalını terk ettiği “foramen” olarak adlandırılan oluk içinde ya da bunun dışında oluşan fıtıklaşmalarda endoskopik foraminal yaklaşım daha az anatomik hasara neden olacaktır. Bu nedenle de öncelikli olarak tercih edilmesi gereken bir yöntemdir.
Bunların yanı sıra endoskopik omurga ameliyatları sırt omurgalarının hastalıklarının tedavisinde de avantaj sağlayan bir yöntemdir. Çünkü klasik yöntemlerde göğüs kafesinin kesilmesi sırasında hasta ciddi ağrılar çeker. Yine bu yöntemler ile ne kadar küçük açılmaya çalışılırsa çalışılsın hasta yine de ağrı çekecektir. Oysa endoskopik yöntemde yan yatar durumda hastanın göğüs kafesine müdahalenin gerekliliğine göre iki ile dört arasında delik açılır. Bu deliklerden yerleştirilen kanallar içerisinden cerrahi, ekrana bakılarak gerçekleştirilir.
Endoskopik omurga ameliyatları sonrasında komplikasyon yaşanma oranı düşüktür. Nüks oranı diğer yöntemler ile aynı olsa da, yeni ameliyatta komplikasyon oluşma riski daha azdır. Bu nedenle endoskopik ameliyatlarda nüks gelişse dahi ikinci ameliyatın komplikasyon riski hemen hemen yok denecek kadar azdır. Ayrıca açık cerrahi ya da mikrocerrahi sonrası nüks eden hastalarda endoskopik yöntem güvenle kullanılabilmektedir.